Kültür, insanların paylaştığı maddi ve manevi unsurlar olarak, topluma yeni katılan nesillerin sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan, her grup veya topluluğa özgü ve zaman içinde değişebilen değerler, inançlar ve kimliklerin bütünüdür. Kariyer, bir kişinin iş hayatından memnun olmasını ve kişisel gelişimine katkıda bulunmasını sağlayan önemli bir unsurdur. Hedonik tüketim ise, alışveriş sürecinin sağladığı duygusal tecrübenin, zevk ve mutluluk hislerine dayandığını ifade etmektedir. Bu bağlamda araştırma üniversite öğrencilerinin kültürel değerlerinin kariyer planlamalarına ve hedonik tüketimlerine etkisinin saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu üç değişkenin bir arada incelendiği çalışma olması bakımından alana katkı sunacağı umulmaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde kesitsel desende, gönüllülük temelinde kolayda örnekleme kullanılarak 201 üniversite öğrencisinin katılımıyla yapılmıştır. Çalışma için araştırma öncesinde etik kurul onayı alınmıştır. Çalışmada; Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği, Kariyer Geleceği Ölçeği ve Hedonik Tüketim Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programla analiz edilmiştir. Öğrencilerden elde edilen verilerin analizi sonucunda kültürel değerlerin hem kariyer planlaması üzerinde hem de hedonik tüketim davranışları üzerinde anlamlı etkileri bulunmuştur.
Bu çalışmanın amacı, dijital reklamcılığın kullanışlı bir alanı ve aktörü olarak önem kazanan, reklamverenler için hedef kitlelere erişmekte yeni bir reklam biçimi olan dijital oyun reklamcılığı türlerinin sınıflandırılmasıdır. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, alanyazın taraması ve örnek olay incelemeleri ile reklam uygulamaları dikkate alınarak sınıflandırma gerçekleştirilmiştir. Çalışma ile altı kategori altında yirmi yedi reklam türü sınıflandırılmıştır. Dijital oyun reklamcılığı ücretli medya, yayın, oyun içi, sponsorluk, oyun çevresi reklamcılığı ve reklam oyunları şeklinde kategorize edilmiştir. Dijital oyun reklamcılığı, ücretli medya kategorisinde tıklama başına ödeme, tıklama başına maliyet, gösterim başına maliyet, yükleme başına maliyet, satış ortaklılığı, programatik, arama motoru optimizasyonu, görüntülü reklam, yeniden hedefleme, arama, influencer pazarlama, doğal reklam, sponsorlu içerik ve ürün yerleştirme şeklinde sınıflandırılmıştır. Yayın kategorisi aktif, pasif, canlı ve isteğe bağlı reklam şeklinde; oyun içi kategorisi statik ve dinamik oyun içi reklamlar ile markalı oyunlar, içerik rehberliği, reklam duraklamaları ve çevrim içi oyun içi reklamcılık şeklinde sınıflandırılmıştır. Sponsorluk türleri ise bireysel, takım ve etkinlik şeklinde sınıflandırılmıştır.
Bu çalışma, sürdürülebilir turizm alanında 1995–2025 yılları arasında hazırlanmış lisansüstü tezleri inceleyerek alandaki akademik eğilimleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi (YÖKTEZ) veri tabanında yapılan tarama sonucunda ulaşılan 171 tez, konu, yöntem, üniversite, yıllara göre dağılım, anahtar kelime kullanımı ve tematik yoğunluk açısından kapsamlı biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, özellikle 2013’ten sonra sürdürülebilir turizm araştırmalarında belirgin bir artış yaşandığını ortaya koymaktadır. Araştırmalarda en çok nitel yöntemler tercih edilmiş; tematik olarak politika, strateji, destinasyon ve miras odaklı çalışmalar ön plana çıkarken, iklim, gastronomi ve taşıma kapasitesi gibi konuların daha sınırlı ele alındığı belirlenmiştir. Bulgular, sürdürülebilir turizm alanındaki bilgi birikiminin hâlen kavramsal yaklaşımlar etrafında yoğunlaştığını, uygulamalı araştırmaların ise ikincil planda kaldığını ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, sürdürülebilir turizm alanındaki akademik eğilimleri sistematik biçimde ortaya koyarak hem mevcut literatürün kapsamlı bir değerlendirmesini sunmakta hem de gelecekte bu konuda çalışacak öğrenci ve akademisyenlere güncel bir başvuru kaynağı sağlamaktadır.
Kurumsal erdemlilik kavramı, kurumun iç dinamiklerinin sağlam ve etkili bir şekilde işlemesi için çok önemlidir. Erdem, bireylerin tutarlı bir şekilde uygun davranışlar sergilemesini sağlar, kendi içsel ideallerine dayanır ve çağdaş örgütsel yapıların tüm katmanlarını kapsar. Bu çalışma, çalışanların örgütsel erdemlilik alışkanlıklarının demografik özelliklere göre değişip değişmediğini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Analizler, örgütsel erdemliliğin alt boyutları olan iyimserlik, güven, dürüstlük ve affediciliğin erkeklerde daha belirgin olduğunu göstermektedir. İyimserlik ve güven alt boyutları cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermese de, evli çalışanlar bekar meslektaşlarına kıyasla daha fazla dürüstlük ve affedicilik sergilemektedir. Eğitim değişkeninde, dürüstlük/affedicilik alt boyutu anlamlı bir farklılık göstermese de, iyimserlik ve güven değişkenleri lise eğitimine sahip bireyler arasında yükselmektedir. Yaş değişkeninin de gösterdiği gibi, tüm boyutlar 36-44 yaş grubunda yükselmektedir. Çalışma süreleri açısından değerlendirildiğinde, iyimserlik boyutu herhangi bir farklılık göstermezken, güven boyutu 22 yıl ve üzerinde çalışanlarda, dürüstlük/ affedicilik alt boyutu ise 11-21 yıl çalışma süresine sahip çalışanlarda daha yüksektir.
Seri üretim sistemiyle birlikte ortaya çıkan kitlesel ürünlerin, orta ve alt gelir grubundaki bireylerin tüketimine sunulmasıyla gerçekleşen tüketimde demokratikleşme olgusu, günümüzde e-ticaret siteleriyle dijital ortamda kendini göstermektedir. Alibaba, Ingdong, Shein, Temu gibi Çin e-ticaret siteleri çok düşük fiyatlar, hızlı teslimat, ücretsiz kargo, indirim, çekiliş gibi birçok seçenek ile küresel ticarette önemli bir konuma yükselmiştir. Ülkemizdeki birçok e-ticaret sitelerine göre aynı ve benzer ürünlerin Çin e-ticaret sitelerinden oldukça düşük fiyatlarla internet vasıtasıyla kolay bir şekilde satın alınabilmesi tüketicileri Çin alışveriş sitelerine çekmektedir. Bu çalışmada literatür taraması ve e-ticaret verileri üzerinden Çin e-ticaret sitelerinin bazı olumsuz özelliklerine rağmen alt gelir grubundaki bireylere uygun fiyatlı kitlesel ürünleri satın alma gücü vermesinin tüketimde demokratikleştirici bir yönü olduğunu göstermek amaçlanmaktadır. Her zamankinden daha fazla satın alma kanalına, ürün çeşitliliğine, bilgi edinme ve paylaşma yetkinliğine sahip olan tüketicilerin büyük bir çoğunluğunun düşük fiyatlı Çin ürünlerine yönelmesiyle Çin e-ticaret sitelerinin tüketimde demokratikleştirici bir yönü olduğu görülmektedir.